Tuvalet kağıdı, 6. yüzyıl Çin’inden 19. yüzyıl Amerika’sına, oradan da modern banyolara uzanan ilginç bir tarihe sahip. Ancak bu sıradan ürünün çevresel etkisi düşündüğümüzden çok daha büyük. Geleneksel tuvalet kağıtları çoğunlukla bakir selülozdan üretilirken, geri dönüştürülmüş tuvalet kağıtları yeni ağaç kesimi ihtiyacını azaltmaya yardımcı olur. Select Nature Recyfiber teknolojisi ise içecek kartonlarından geri kazanılan selüloz liflerini kullanarak ofisler için daha sürdürülebilir bir hijyen alternatifi sunar.
Ofislerde oluşan atık miktarı, doğru alışkanlıklar ve sürdürülebilir ürün tercihleri ile önemli ölçüde azaltılabilir. Bu yazıda, ofislerde kağıt tüketiminden tek kullanımlık ürünlere kadar birçok alanda atığı azaltmanın pratik ve etkili yollarını ele alıyoruz.
Sürdürülebilir ofis, şirketlerin günlük operasyonlarını sürdürürken çevresel etkilerini azaltmayı ve kaynakları daha verimli kullanmayı hedefleyen bir çalışma yaklaşımıdır. Bu yazıda, sürdürülebilir ofis kavramının ne anlama geldiğini ve kurumların daha çevre dostu bir çalışma ortamı oluşturmak için atabileceği temel adımları ele alıyoruz.
Karbon ayak izi, bir şirketin faaliyetleri sonucu atmosfere saldığı sera gazlarının toplam etkisini ifade eder. Bu yazıda karbon ayak izinin ne olduğunu ve şirketlerin bu etkiyi nasıl azaltabileceğini ele alıyoruz.
İklim değişikliği, insan faaliyetlerinin atmosfer ve ekosistemler üzerindeki etkileriyle hızlanan küresel bir dönüşümdür. Bu yazıda iklim değişikliğinin temel nedenlerini ve dünyamız üzerindeki etkilerini inceliyoruz.
Şirketlerin toplam karbon ayak izinin büyük bölümü Kapsam 3 emisyonlarından oluşur ve bu emisyonlar çoğunlukla tedarik zincirinden kaynaklanır. Bu yazıda EcoOfis’in sürdürülebilir ürün tedariği, LogD ile yeniden kullanılabilir lojistik kutuları ve Apollo.eco ile sağlanan karbon veri raporlaması sayesinde şirketlerin Kapsam 3 emisyonlarını nasıl daha ölçülebilir ve yönetilebilir hale getirebildiğini ele alıyoruz.
COP31, iklim değişikliğiyle mücadelede küresel hedeflerin belirlendiği en önemli zirvelerden biridir. Bu süreçte şirketlerden karbon ayak izlerini azaltmaları, Kapsam 3 emisyonlarını yönetmeleri ve sürdürülebilir satın alma politikalarına daha fazla önem vermeleri beklenmektedir. Bu yazıda COP31'in iş dünyasına olası etkilerini ve şirketlerin bugünden atabileceği adımları ele alıyoruz.
Şirketler sürdürülebilirlik hedeflerini anlatıyor ancak günlük ofis tedarik tercihleri ne kadar sürdürülebilir? Ecoofis’ten biraz eğlenceli, biraz sitemkâr bir çağrı.
Şirketler sürdürülebilirlik raporlarında büyük hedeflerden bahsediyor; ancak günlük ofis alışkanlıklarını değiştirmek söz konusu olduğunda çoğu zaman harekete geçmiyor. Biz bu çelişkiye **Greenposing** diyoruz. Çünkü gerçek sürdürülebilirlik yalnızca sunumlarda değil, masanızdaki kalemden kullandığınız kağıda kadar uzanan küçük tercihlerde başlıyor.
Sürdürülebilirlik hedefleri raporlarda çok güzel görünüyor. Peki satın alma departmanının KPI’larında hâlâ yalnızca fiyat mı var, yoksa bir satın almacının yıl boyunca önlediği karbon emisyonu da ölçülüyor mu?